Kategoriler x

Çocuk Kitapları »

Edebiyat Kitapları »

Eğitim - Okula Yardımcı Kitaplar »

Gezi ve Rehber Kitapları »

Hobi & Oyuncak »

Kırtasiye »

KPSS Kitapları »

Psikolojik Kitaplar »

Sağlık Kitapları »

Tarih Kitapları »

Tüm Kategoriler »

Yayınevi Listesi »

Yazar Listesi »

Olağanüstü Bir Gece

10,00 TL
4,50 TL
.product-desc p,li{ line-height:20px!important }
Olağanüstü Bir Gece Kitabını Satın Alınırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nedir?

Olağanüstü Bir Gece, Stefan Zweig tarafından yazılan, ilk kez 1922 yılında S. Fischer Verlag tarafından yayımlanan ve rahat bir burjuva hayatı içerisinde yaşarken giderek duyarsızlaşan Baron Friedrich M .’nin yaşadığı dönüşümü ele alan bir eserdir. Eser, yazarın ülkemizde en çok bilinen kitaplarından biridir.

Stefan Zweig (28 Kasım 1881 - 22 Şubat 1942), Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde Viyana’da dünyaya gelen Yahudi kökenli Avusturyalı roman, oyun, biyografi yazarı ve gazetecidir. Eserleri psikolojik çözümlemeler bakımından oldukça zengin olan yazar, savaş karşıtı oluşu ile bilinmektedir. Öykü, şiir, deneme eserlerinin yanı sıra kaleme aldığı yaşam öyküleri ile de adından söz ettirmektedir.

Olağanüstü Bir Gece Kitabının Fiyatı Nedir ve Nasıl Belirlenir? 

Olağanüstü Bir Gece kitabının fiyat aralığı 3.60 TL ve özel baskılar dahil 21 TL arasında değişmektedir.Olağanüstü Bir Gece kitabının fiyatını belirleyen faktörler aşağıda listelenmiştir:

Yayıncının büyüklüğü Kitabın amaçlandığı pazar Yayın tarihi Kitaplarda kullanılacak olan malzemeler Yazar, illustrator veya yazar-ressamın şöhreti Kitabın pazarlanması Kitabın sayfa sayısıdır. Olağanüstü Bir Gece Kitabının Yazarı Kimdir?

Olağanüstü Bir Gece kitabının yazarı Avusturyalı roman, oyun, biyografi yazarı ve gazeteci Stefan Zweig’dir. Stefan Zweig, 28 Kasım 1881 tarihinde kumaş tüccarı Moritz Zweig ve zengin bir tüccar ailesi olan Brettauer ailesinin kızı Ida Zweig’ın çocuğu olarak Viyana’nın ünlü bulvarlarından Schottenring’de dünyaya gelmiştir. Yazar, erkek kardeşi Alfred ile görkemli bir apartmanda mutlu ve rahat bir çocukluk yaşamıştır. Yazarın ailesi dindar değildir. Stefan Zweig, kendisini bir rastlantı sonucu Yahudi olarak tanımlamıştır. Fakat yazarın Yahudiler ve Yahudi etnisitesi temaları üzerine yazdığı yazılar da vardır.

1899 yılında Viyana’da Wasagasse Gimnasium’dan mezun olan Stefan Zweig, lise eğitiminden sonra 1899’da Viyana Üniversitesi’nde Felsefe ve Edebiyat Bilimleri yükseköğrenimine başlamıştır. Stefan Zweig, 1904 yılında "Hippolyte Taine Felsefesi" üzerine hazırladığı bir tez ile doktora derecesine sahip olmuştur. İlk eseri 1901 yılında yayımladığı "Gümüş Teller" isimli şiir kitabıdır. Bu eser ile şairliğe yeteneği olduğunu kanıtlayan yazar 1902 yılında Viyana’nın büyük gazetesi Neue Freie Presse’de edebiyat üzerine makaleler yazmaya başlamıştır. Burada tanıştığı Siyonizm’in kurucusu Theodor Herzl ile sıcak bir ilişkisi yaşamıştır. İlk öykülerinden biri kabul edilen "Yürüyüş" bu dönemde yayımlanmıştır.

Stefan Zweig, İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca bilmektedir. Paul Verlaine, Charles Baudelaire ve Èmile Verhaeren’in eserlerini Fransızca’dan Almanca’ya tercüme etmiştir. 1897’den itibaren çeşitli dergilerde ilk şiirlerini yayımlamaya başlayan Stefan Zweig, 1906 yılında yayınlanan ikinci şiir kitabı "İlk Çelenkler" ile Bauernfeld Ödülü’ne sahip olmuştur. İlk şiirlerini bir araya getirdiği kitabı "Silberne Saiten"dir. İlk romanı 1904 yayımlanan "Die Liebe der Erika Ewald"tır. 1905 yılından sonra seyahatlere çıkmaya başlayan yazar 1907-1909 yılları arasında Seylan, Gwalior, Kalküta, Varanasi, Yangon gibi Hint adalarına ve Kuzey Hindistan’a gitmiş, 1912 yılında da New York, Kanada, Panama, Küba ve Porto Riko’yu kapsayan bir Amerika seyahatine çıkmıştır. Bu seyahatler ona değişik ülkelerden değişik sanatçılar ve edebiyatçılarla dost olma imkanı sağlamıştır.

1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı sırasında Belçika’dan Viyana’ya dönen Stefan Zweig, orduya gönüllü katılmış, Viyana’daki Savaş Arşivi’nde görev almıştır. İlk başlarda savaşı coşkuyla karşılamış, gazeteci ve yazar olarak savaşı destekler gibi görünmüş olsa da kısa sürede bu tutumunun hatalı olduğunu anlamıştır. Galiçya cephesinde yaşanan acılara tanık olması bu farkındalığın temelini oluşturmaktadır. Zweig bu dönemden sonra savaş karşıtı bir insan olmuştur. "Babil Kulesi" ve "Zorlama" isimli eserleri bu döneminin ürünleridir. Döneminde cephede yaşanılan acıları ve savaşa karşı oluşunu "Yeremya" isimli oyunu ve "Yabancı Ülkedeki Dostlarıma" başlıklı açık mektubu ile de göstermiştir. Stefan Zweig, savaş yıllarının yıkıcılığını "I. Dünya Savaşı’ndan sonra o küçük kentin kasvetli manzarasını anımsayıp damından yağmur suları akan evimizde soğuktan titreştiğimizi düşündükçe, barış yıllarının değerini daha iyi kavrıyorum. Dünyaya ve insanlara inanmamıza izin vardı o yıllarda." sözleri ile anlatmıştır.

1917 yılında askerlik görevinden terhis olan Stefan Zweig, Viyana Neue Freie Presse gazetesinin muhabiri olarak savaşta tarafsız olduğunu ilan etmiş İsviçre’nin Zürih kentine yerleşmiştir. Bu dönemde görüşlerini içeren yazılarını "Pester Lloyd" gazetesinde yayımlamıştır. 1917’de Salzburg’a taşınan yazar 1920 yılında, iki çocuk sahibi Frederike von Winternit ile evlenmiştir. Burada yaklaşık yirmi yıl yaşamış olan Stefan Zweig’ın yazarlığının en verimli zamanı da buz zamandır. Bu yıllarda kaleme aldığı eserler: Amok Koşucusu, Kendileriyle Savaşanlar, Şeytanla Savaş, Korku, Leporella, Kitapçı Mendel’dir. Burada "Paschinger Schlössl" adıyla bilinen iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş bir köşkte yaşayan Stefan Zweig, evinde Romain Rolland, Thomas Mann, H.G. Wells, Hugo von Hofmannstahl, James Joyce, Franz Werfel, Paul Valery, Arthur Schnitzler, Ravel, Toscanini ve Richard Strauss’u ağırlamıştır. Yine bu yıllarda Balzac, Dickens, Dostoyevski, Hölderlin, Kleist, Casanova, Stendhal, Tolstoy ve Nietzsche üzerine incelemeler yazmıştır.

Stefan Zweig, Amok Koşucusu isimli eserinde ölüm ve intihar kavramları üzerinde durmaktadır. "Amok" tabiri, Uzakdoğu’da bir tür cinnet halini anlatmak için kullanılmaktadır. Eser salt özetleme tekniği ile kaleme alınmıştır.

1927 yılının Şubat ayının 20’sinde "Rilke’ye Veda" başlıklı konuşmasını yapan Stefan Zweig, 1928’de Leo Tolstoy’un 100’üncü doğum yıldönümü kutlamalarına katılmak amacıyla Sovyetler Birliği’ne gitmiştir. Buradayken Maksim Gorki’nin aracı olması ile eserleri Rusça’ya tercüme edilmiştir. 1931 yılında da "Akıl Aracılığıyla İyileşme" adlı kitabını Albert Einstein’a ithaf etmiştir.

Almanya’da Hitler öncülüğünde Nasyonal Sosyalizm egemen olmaya başladığında Yahudi yazarlar tek tek kara listeye alınmıştır. Bu kara listeye giren yazarlardan dirisi de Stefan Zweig’dır. 1933 yılında Naziler, kendi ideolojilerine uymayan kitapları meydanlarda yakmaya başlamıştır. Bu kitaplar arasında Stefan Zweig’ın kitapları da vardır.1934 yılında Gestapo’nun yazarın köşkünü basıp, silah araması üzerine ise yazar Zweig ülkesini terk etmek zorunda kalmış ve Londra’ya taşınmıştır. Burada da kalamayan yazar daha sonra Bath’a yerleşmiştir. Rotterdamlı Erasmus’un Zaferi ve Trajedisi isimli kitabını yayımlaması da bu yıllara denk gelmektedir. 1937’de ilk eşi Frederike’den ayrılan yazar Stefan Zweig, 6 Eylül 1939 tarihinde Yahudi bir genç kadınla yani sekreteri Lotte Altmann ile İngiltere’nin Bath şehrinde evlenmiş ve 1940’ta İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. 1939 yılında aynı zamanda "Sabırsız Yürek" isimli romanı da yayımlamıştır. Hitler’in ordularının Avrupa’ya yönelmesi üzerine eşi ile birlikte önce New York’a sonra Arjantin’e, Paraguay’a ve Brezilya’ya giden Stefan Zweig, en sonunda New York’a geri dönerek "Amerigo-Tarihi Bir Hatanın Öyküsü" adlı kitabı yazmaya başlamıştır. 1941 yılında "Brezilya-Geleceğin Ülkesi" isimli kitabını yayımlayan yazar bu kitap sonrasında Brezilya’ya yerleşmiştir. Bu ülkede en ünlü eserlerinden biri olan “Satranç”ı kaleme alan yazar, 1941 yılında "Montaigne" eseri üzerine çalışmaya başlamış ve "Dünün Dünyası - Avrupa Anıları" adlı kitabını da yazmıştır.

Satranç, Stefan Zweig’in Brezilya’da yaşadığı sürgün döneminde yazdığı eseridir. Bu eser yazarın en tanınan yapıtı olma özelliğini taşımaktadır. İlk olarak Buenos Aires’te 250 adet basılan eser İngilizce’ye 1944 yılında çevrilmiş ve New York’ta yayımlanmıştır. Eserin Almanya’daki satışları 1.200.000’i geçmiştir. New York’tan Buenos Aires’e yolculuk yapan bir deniz vapurunda yaşanan bir satranç karşılaşmasını ele alan eser günümüzde de oldukça fazla ilgi gören bir eserdir.

Stefan Zweig, sürgün yıllarında yaşadıklarını ”Sürgünün her biçimi kaçınılmaz olarak insanın dengesini alt üst ediyor. İnsan kendi topraklarının üzerinde değilse, normal davranışından uzaklaşıyor, güvenini kaybediyor, kendinden kuşku duymaya başlıyor. Yabancı belgelerle ya da pasaportlarla yaşamaya başladığım günden beri kendi benliğimle tam bir uyum içinde olmadığımı itiraf etmekten çekinmiyorum. " sözleri ile anlatmıştır.

22 Şubat 1942 yılının gecesinde eşi ile birlikte Brezilya’nın Petropolis kentinde aşırı doz Veronal alarak intihar etmiştir. Günlüğüne yazdığı ”Hayatlarımız on yıllarca düzelmeyecek, benim önümdeyse on yıllar yok. Olmasını da istemiyorum (…) Bitti. Avrupa’nın işi bitti, dünyamız çökertildi. İşte şimdi tam anlamıyla vatansızız (…) Yıkıldım. Fransa, Avrupa’nın bu sevimli ülkesi mahvoldu, yıkılışı yüzyıllarca düzelmeyecek, kimin için yazacağım, ne için yaşayacağım”  sözleri intiharının nedenlerini açıklamaktadır. Stefan Zweig’ın Petropolis’teki evi günümüzde müzeye dönüştürülmüştür.

Olağanüstü Bir Gece Kitabının Sayfa Sayısı Kaçtır?

Olağanüstü Bir Gece kitabı 80 sayfadan oluşmaktadır. Yayınevine ve özel baskılara göre sayfa sayısında değişiklikler olmaktadır.

Olağanüstü Bir Gece Kitabının Türü Nedir?

Olağanüstü Bir Gece kitabının türü uzun öyküdür. Uzun Öykü türü ilk olarak İtalya’da ortaya çıkmıştır. Yaklaşık 17.500 ila 40.000 arası kelime içeren hikayeden uzun, romandan kısa olan edebi türe verilen isimdir. Orta Çağ’da siyasal veya aşk ile ilgili yöresel gülünç olayların anlatılmasıyla başlanan tür Giovanni Boccaccio, Franco Sacchetti ve Matteo Bandello gibi yazarlar sayesinde gelişmiştir. Türün İngiltere’de tanınmasını sağlayan isim Geoffrey Chaucer’dır. Almanya’da bu tür Heinrich von Kleist, Gerhart Hauptmaun, Johann Wolfgang von Goethe, Thomas Mann ve Franz Kafka gibi yazarların yapıtları sayesinde gelişmiştir.

Olağanüstü Bir Gece Kitabının Konusu Nedir?

Olağanüstü Bir Gece, burjuva sınıfına mensup refah içinde yaşayan Baron Friedrich M. isimli ana karakterin dönüşümünü ele almaktadır. Ailesinden kalan miras sayesinde geçim sıkıntısı yaşamadan rahat bir yaşam süren Baron, bu durum nedeniyle hissizleşmiştir. Hayatta yaptığı hiçbir şeyden zevk alamayan bir insana dönüşmüştür. Bir pazar günü at yarışı izlemeye gitmiştir. At yarışında kendisine yakıştıramayacağı davranışlar yapmasının ardından suçluluk duygusuyla bilmediği sokaklarda yürümeye başlamıştır. Gece vakti yürüdüğü bu sokaklarda kendisini bulmuştur. “Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."

Olağanüstü Bir Gece Ana Karakterleri Kimlerdir?

Olağanüstü Bir Gece kitabı tek bir karakterin başından geçenleri ele almaktadır.  Baron Friedrich M. 36 yaşındadır. Ailesinden kalan miras ile rahat bir yaşam sürmektedir. Eskiden subaylık yapmıştır. Dönüşüm yaşadığı geceye kadar hissiz bir yaşam sürmüştür. Kitapta da dönüşüm yaşadığı gece anlatılmaktadır.

Olağanüstü Bir Gece Kitabı Kimler için Uygundur?

Olağanüstü Bir Gece kitabı tüm kitapseverler için uygundur. Olağanüstü Bir Gece kitabını okuyabilecek yaş grupları aşağıda listelenmiştir.

16-22 yaş arası 25-34 yaş arası 35-44 yaş arası 45-54 yaş arası 55-64 yaş arası 65-75 yaş aradı 75-85 yaş arasıdır. Olağanüstü Bir Gece Kitapları Kişisel Gelişime Nasıl Katkı Sağlar?

Olağanüstü Bir Gece kitabını okumak kitabın yazıldığı dönem hakkında fikir sahibi olma imkanı sunmaktadır. Olağanüstü Bir Gece kitabının kişisel gelişime katkıları aşağıda listelenmiştir.

Olağanüstü Bir Gece kitabı hafızayı güçlendirir. Olağanüstü Bir Gece kitabı hayal gücünün gelişmesine katkı sağlar. Olağanüstü Bir Gece kitabında yaşanan maceralar okurların empati kurma kabiliyetini geliştirir. Olağanüstü Bir Gece kitabı analitik düşünme kabiliyetini geliştirir. Olağanüstü Bir Gece kitabı entelektüel birikimi artırmaktadır. Olağanüstü Bir Gece Kitabı için Kapak Fotoğrafı Nasıl Çizilir?

Bilgilenme ve kültürel gelişme aracı olan kitap, günümüz iletişim ve bilgi çağında hem görsel hem içerik alanı içinde sayfa düzeni, kapak tasarımı ile bir sanat yapıtı ve yazar ile okur arasında ilk iletişimi sağlayan kaynaktır. Kitap kapağı, içeriğindeki mesajı görsel iletişim yoluyla hedef kitleye duyurma işlevini, estetik nitelikleriyle birlikte, resim ve yazıyı birbirini tamamlayan bir düzenleme içinde önem arz etmektedir. Kitap kapağı, yazar ile okur arasındaki mühim bir köprüdür. Kapak fotoğrafları aynı zamanda içerikteki espriyi, konunun anlamını ve dinamizmini görsel açıdan güzel bir görünüm içinde yansıtmalıdır. Çünkü kitap tüketiciye yani okura sunulmak üzere, kapağıyla paketlenmiş bir nesne durumundadır. Kitap kapağı ile kendisinin reklamını yapar ve kitap ile okuyucunun arasında bağ kurmasını sağlar.

İllüstrasyon, grafik tasarım içinde önemli bir yere sahiptir. İllüstrasyon bilgiyi bazen tasvir etmek, bazen yorumlamak bazen de belgelemek için kullanılmaktadır. Kitap kapağı illüstrasyonları yayın illüstrasyonlarına girer. Yayın illüstrasyonları; gazete, dergi, kitap ve ansiklopedilerdeki makale, haber, öykü, roman, şiir ve açıklamalara eşlik eder. Yayın sektöründe çalışan bir illüstratör, üzerinde çalışacağı metnin içeriği hakkında bilgi ve görüş sahibi olmalı, metindeki mesaj ve duyguyu resim diline aktarabilmelidir. Yayın illüstrasyonu içinde en rahat ve esnek çalışabilecek alan çocuk öykü kitaplarıdır. İllüstratör, metne estetik ve fantastik destek vermek için kendi yorumunu katabilir. ( T.C. Milli Eğitim Bakanlığı)  1984 kitabı için kapak fotoğrafının çizilme aşamaları aşağıda listelenmiştir.

Eskiz hazırlama: Eskiz hazırlamak kitap kapak fotoğrafı için ön çalışma aşamasıdır. Kapakta kullanılacak resmin konusuna karar verilir. Görsellerin yüzey üzerinde kullanılacak alan belirlenir. Görseller okuyucu kitlesine göre belirlenir. Görsellerin kitabın içeriği ile uygun olması kontrol edilir. Boyama teknikleri ile çalışma sonlandırılır. Olağanüstü Bir Gece Kitabı için Kullanılan Malzemeler Nelerdir?

Olağanüstü Bir Gece kitabı için kullanılan malzemeler ve bu malzemeler kullanılırken dikkat edilmesi gerekenler aşağıda listelenmiştir.

Bir cilt, birbirine bağlı yaprak kümesidir. Her kitap bir cilttir ve ciltlere bölünmektedir. Cildi sağlam, dayanıklı olmalı ve sayfalar dağılmamalıdır. Sayfaları kalın, temizlenebilir, kullanışlı olmalıdır. Kapak resimleri kitabın konusuyla ilgili, canlı ve çekici olmalıdır. Kitabın kâğıdı olabildiğince sağlam ve en az ikinci hamurdan olmalıdır. Mat renkli kâğıda öncelik verilmelidir. Olağanüstü Bir Gece Benzeri Roman Türündeki Diğer Eserler Nelerdir?

Olağanüstü Bir Gece benzeri bazı kitaplar aşağıda listelenmiştir.

Genç Bir Doktorun Anıları Arayışlar Kırık Kanatlar Ateş Yakmak Kara Keşiş Bir Gemide Giden Bir Kedinin Ardından Jack Plank’tan Deniz Öyküleri Yavaşlık Kayıtsızlık Şenliği Mutlu Ölüm Yabancı Waldemar Hansen’in Ani Ölümü Soru Kitapçığı Albayım Beni Nezahat İle Evlendir Kalfa İle Kıralıça Morfin - Leviathan Örümcek Ağı Karanlığın Yüreği Stefan Zweig Benzeri Diğer Yazarlar Kimlerdir?

Stefan Zweig’a benzeyen bazı yazarlar aşağıda listelenmiştir.

Mihail Afanasyeviç Bulgakov Lou Andreas-Salome Halil Cibran Jack London Anton Pavloviç Çehov Ferit Edgü Natalie Babbitt Milan Kundera Albert Camus Carlos Maria Dominguez Alejandro Zambra İlhami Algör Joseph Roth Joseph Conrad