Kategoriler x

Çocuk Kitapları »

Edebiyat Kitapları »

Eğitim - Okula Yardımcı Kitaplar »

Gezi ve Rehber Kitapları »

Hobi & Oyuncak »

Kırtasiye »

KPSS Kitapları »

Psikolojik Kitaplar »

Sağlık Kitapları »

Tarih Kitapları »

Tüm Kategoriler »

Yayınevi Listesi »

Yazar Listesi »

Kur’an’a Göre Araştırmalar 1

13,43 TL
10,07 TL

Kur`an-ı Kerim her şeyden önce ilme ve düşün­ceye önem verir. Getirdiği esasları ilme ve akli ilkelere dayandırır. Bunun anlamı şudur: Kur`an`ı ilmin ve ak­lın ilkelerine göre anlamak gerekir. Akla, ilme ve man­tığa aykırı gelen Kur`an`a da aykırı düşer. Bunun için Kur`an, kendi ilke ve hükümlerinde çelişki olmadığı­nı açıkça ortaya koyarak, herkesi aklını çalıştırmaya, mantıklı ve tutarlı olmaya, sözünde, işinde çelişkiye ve tutarsızlığa düşmemeye çağırır.

İlim objektiftir. Herkes tarafından kontrol edile­bilir. Yanlışlığı ve doğruluğu ortaya konabilir. İlimde herhangi bir kimseye yanıldığı gösterilebilir, yanlışlı­ğı kabul ettirilebilir. Ama, iman subjektiftir. İnsanın vicdanının verdiği bir hükümdür. Eğer insanın ima­nı ilme dayanmazsa, onun doğruluğu veya yanlışlığı ortaya konamaz. Bunun için de bir kimseye senin imanın yanlıştır veya doğrudur, hükmü verilemez. Benim inancım böyledir, dediğinde karşıdaki de ona benim inancım da seninkinin zıddıdır, demiş olsa bi­rinin imanı diğerinin yanlışını göstermiş olmayacağı için her ikisinin inancı kendisine göre doğru olur. İşte iman imanla düzetilmez, iman imanın doğruluk ölçüsü olamaz. İman ilme dayanırsa, imanın doğru­luk ölçüsü ilim olur ve ilim ile imandaki yanlış düzel­tilebilir. Senin imanın, ilmin şu esaslarına ve aklın şu ilkelerine aykırı olduğu için yanlıştır, denebilir, miraç konusunda olduğu gibi.