Kategoriler x

Çocuk Kitapları »

Edebiyat Kitapları »

Eğitim - Okula Yardımcı Kitaplar »

Gezi ve Rehber Kitapları »

Hobi & Oyuncak »

Kırtasiye »

KPSS Kitapları »

Psikolojik Kitaplar »

Sağlık Kitapları »

Tarih Kitapları »

Tüm Kategoriler »

Yayınevi Listesi »

Yazar Listesi »

Gönül Aleminden Sohbetler 3

25,00 TL
16,75 TL

‘Kıyl u kal kalbden çıkmayan derviş m’olur?
Bal diyen dil ile baldan tatmayan derviş m’olur?’

Tasavvufta dervişlik mühim bir payedir. Derviş Farsça bir kelimedir. ‘Der’ kapı, ‘viş’ kapının alt eşiği demektir. Kardeşleri onu çiğneyince seslenmeyen, yüzüne bir kusuru söylenince ‘Allah senden razı olsun!’ diyen kimse derviştir. Reşahat Aynü’l-Hayat’ta, ‘Kapı eşiği biraz sertçe olur, tam aksine derviş ise, sert olmamalı, yumuşak olmalıdır’ deniliyor. Nasıl ki bir toprak yığını üzerine hafifçe su serpildiğinde bir kimse ayağı ile bastığı zaman ayağının altında toprak yayılır, işte derviş de böyle olmalıdır.

O suyu serpmek, ayakkabının toz olmaması içindir. Üzerine basılan dervişten, üzerine basan kimseye bir zarar gelmemesi içindir. Bu yüzden mürşid-i kamiller, üzerine basıldığı zaman yumuşak bir şekilde yayılsın, kabalığı gitsin, Allâh’ımızın yarattıklarına şefkat gözüyle baksın diye sâlike birazcık su serperler. Böylece kalıbını ve kalbini yumuşatırlar.